ÇÖZÜMPARK

Çözümsüz Sorunuz Kalmasın
ÇözümPark'a hoş geldiniz. Oturum Aç | Üye Ol
in ARA
Ana Sayfa Makaleler Forumlar Resimler Dosyalar Biz Kimiz? Online Destek İletişim

İş Yemekleri

Son Mesajınız 05-01-2008, 11:43 Sinan KAHRAMAN tarafından gönderildi. 0 yanıt.
Mesajları Sırala: Önceki Sonraki
  •  05-01-2008, 11:43 16238

    İş Yemekleri

    Birini tanımanın en güvenli yolu birlikte seyahate çıkmaktır derler. Çünkü bu seyahatler sırasında yememizle, içmemizle, oturmamızla, kalkmamızla, her paylaşım anında gerek kişiliğimizi gerek aile kültürümüzü yansıtan çok çeşitli ipuçları veririz… Seyahatler kadar yemek sofraları da bu önemli ipuçlarını taşıyan ortamlar sunuyor bize. İster şık bir yemekli davette olun, ister bir arkadaşınız ile yöresel yemekler sunan bir lokantada, görgü kurallarına uyulması herkesin yemekten keyif almasını sağlar. Sofra adabı önemli, ancak konu iş yemekleri olunca biraz daha özenli ve donanımlı olmak gerekiyor.

    Her ne kadar iş yemekleri, toplantı odalarından çıkıp şöyle bir nefeslenmenizi sağlayan; daha keyifli ve şık bir ortamda, lezzetli bir yemek eşliğinde daha rahat bir iletişim ortamı için güzel bir fırsat olsalar da, iş yemeklerinin sadece yemek amaçlı değil, bir gündemi tartışmak veya karara bağlamak amacıyla bir araya gelinen zamanlar olduğu unutulmadan, doğru yönetilmeli.

    Son araştırmalara göre, IQ ile ifade edilen zekânın, kişilerin iş yaşamında başarılı olmasındaki payı yüzde 4 - 10 arasında görülüyor. Sosyal beceriler ve kişisel imaj ise, profesyonel başarı söz konusu olduğunda eğitim ve deneyimin de önüne geçerek % 90 önemli bir etken halini alıyor. Anlık izlenimlerin sizinle ilgili kararları şekillendirdiği günümüz iş dünyasında, iş yemeklerini de etkin bir şekilde yönetmek profesyonel imajın bir parçası artık.

    Görgü kurallarına göre sofra takımlarının dıştan içe kullanılması, peçetenin yemekten önce kucağınıza serilmesi, ekmeğin koparılarak yenmesi ya da tuzluk ve biberliğin birlikte uzatılması önemli. Ancak siz sofra adabında ne kadar uzman olursanız olun, restoranda hizmet aldığınız kişilere kaba davranmak, ya da temel iletişim kurallarını unutmak profesyonel imajınıza daha büyük zarar verir. Küçük detaylar ama gözden kaçmıyorlar ne yazık ki. Örneğin garsonla yüz yüze iletişim kurulur, mimikler ile anlaşılır, el ile çağırmamak, yüksek sesle seslenmemek gerekir. İşte size, dün öğle yemeğine bir misafirimi beklerken yaşanan gerçek bir kesit. Ben beklerken yan masaya gayet düzgün görünümlü bir beyefendi oturdu. Birkaç dakika sonra da müşterisi olduğunu düşündüğüm kişi geldi. Restoran iş hayatına yakın bir yerde olunca, çoğunlukla iş yemeği yiyen kişiler var mekânda. Belli ki bir ikram söz konusu diğer kişiye, o şık ve zarif görünümlü beyefendi garsona bağırıyor. On saniye için beklemeye tahammülü yok. Sonra, müşterisiyle yüksek sesle üçüncü bir kişiden konuşmaya devam ediyor. Müşterinin şaşkınlığı yüzünden okunuyor, acaba onu bir başkasına anlatırken de “herif” diyor mudur diye düşünüyor olmalı… Tam da bu sırada popüler dizilerden birinin müziğiyle çalan telefonu devreye giriyor, o pardon diyip telefonu cevaplıyor. Unutmuş olmalı diye düşünüyorum ben, kısa bir özürle kapatır herhalde derken, konuşma uzuyor. Bu arada benim misafirim geliyor ve artık onu gözlemleyemiyorum ama gürültüsü yeterince dikkatimizi dağıtıyor. Bu Akdeniz insanına has bir tutum yorumunda bulunuyor misafirim. Bunu sosyologlara bırakıyorum, ama profesyonele yakışan bir tutum olmadığı fikrindeyim. Yan masada yaşananlar çok dikkatimizi çekse de, yemeği saha çalışmasına çevirmemek için gözleme son verip sohbetimize koyulduk.

    İş yemeklerinde dikkat edilecek konular söz konusu olduğunda, daha davet aşamasında özen isteyen detaylar var elbette. Öncelikle uygun mekânın belirlenmesi gerekir ki, iş yemeğinde uygun mekânı belirlemek davet eden kişiye düşer. Bu seçim yapılırken, gerekli mahremiyetin sağlanabileceği bir oturma düzenine sahip, müzik yayınının konuşmaya engel olmadığı, kaliteli hizmet alınabilecek denenmiş bir yer seçilmesi önemli. Diğer seçim ise zamanlamayla ilgili. Genelde öğle yemeği olarak karşımıza çıkan iş yemeklerine, artık kahvaltı sofraları da ekleniyor. Akşam yemekleri daha sosyal bir ortam ve daha çok sohbet imkânı sunuyor ancak, öğle yemekleri de sonrasında işe dönmek için sınır koyarak bazı durumlarda avantajlı bir seçenek olabiliyor. Bu aşamada yemeğe davet edilen kişinin hangi ülkeden geldiği çok önemli bir detay. Çünkü örneğin, misafiriniz Rus ise kahvaltı hiç uygun bir seçim olmayacaktır. Ya da eğer siz Japon bir iş adamını yemeğe davet ediyorsanız, mümkün olduğunca Türk kültürünü yansıtan bir restoran seçmelisiniz. Davetliniz bir Almansa, özellikle kadeh tokuşturma anında göz temasına önem vermelisiniz. İçki içilmiyorsa bile, masada kadehler kalkıyorsa o an ne içiliyorsa onunla "Şerefe" denir, ancak küçük bir uyarı, protokol masalarında kadeh tokuşturulmaz. Beden dilinden bahsetmişken ellerinizin masanın üstünde olması ve masadaki herkese servis yapılmadan yemeğe başlanmaması da akılda bulunması gereken detaylar.

    Seminerler sırasında en çok sorulan, ya ağzıma istemediğim bir lokma gelirse, ya üzerime bir şey sıçrarsa. Anlaşılan iş yemeklerinde en çok korkulan, başa gelebilecek yemek kazaları… Sipariş edilecek yemeklerin iletişimi engelleyecek türde zor yenen yemeklerden oluşmaması bu korkuyu aşmanıza yardımcı olabilir. İyisi mi siz bildik seçimlerden şaşmayın. Dişinize takılacak, kesmesi zor ve elle yenecek yemeklerden uzak durun. Üstünüze sıçrayacak salça sosuyla hüsran yaşamamak ya da ofis dönüşünde çevreyi rahatsız edecek sarımsak kokularını önlemek için bu konuda tedbirli olmak en iyisi.

    Başarıya açılan kapılardan görgü ve nezaket kurallarının kullanımıyla güvenle geçebilirsiniz. Ancak unutulmaması gereken, nezaket ve zarafet sadece özel zamanlarda giyilen güzel ve değerli giysi değildir, giyildikçe değerlenir, size ve profesyonelliğinize değer katar. Her zaman ve her ortamda doğru davranışlara sahip olmanın verdiği rahatlığı yaşamak dileğiyle…

    Kaynak Kariyernet 

     


    Her gemi sığına bileceği sakin bir liman arar
    -------------------------------------------------------------
    Oyun bitince şahta piyonda aynı kutuya girer
    -------------------------------------------------------------
    Gideceği limanı bilmeyene hiçbir rüzgardan hayır gelmez
RSS haberlerini XML olarak görüntüle